Köyümüz Tanıtımı

Tarihçesi

Köyün Adı: Maksutlu
Bağlı bulunduğu ilçe: Şarkışla
Bağlı bulunduğu il: Sivas
İlçeye uzaklığı: 5 km
Köyün nüfusu: 550

Mesudlu(Maksutlu) Selçuklu boyundan bozok soyundan gelmektedir. Mesudlular yüzdeciler olup anlaşıldığına göre, bölgenin en eski oymaklarındandır. Bunların nüfusu fazla olmayan oymaklardan biridir. Bir kısmı İrana göç etmişler, bir kısmı da söylentilere göre gürün ilçesi dolaylarına yerleşmişler. Bir oymak ise Mesudlu şimdiki adı Maksutlu da kalmışlar. Yerleşim yerinin bilinmesi için Mesudlu adı verilmiştir. Buranın tarıma elverişli olmasından dolayı bazı kabileler burada kalmışlar. Şeyh ağa (kubatlar) Avan oğulları, Mustafa Bey(Arık oğulları), Atabey oğulları, tuzlalı oğulları, çuhadar oğulları, kara kağler yerleşmişler. Daha sonraları Demirci oğulları, çelebi oğulları gelmişler. Gedük nahiyesinin arazisinin geniş ve verimli olması hasebiyle buraya Durmuş beğ oğulları, ibeç oğulları, efendiler, nabıdar oğulları, sülük beyler gelmişler. Dülger oğulları, Kara memlük oğulları, hasan kâhya oğulları, yazıcı oğulları, aşık oğulları, mıstık oğulları, haydar oğulları, ibik oğulları, sıdık oğulları, mansur oğulları, küheylan oğulları, çömez oğulları, ali Mehmet oğulları ve Halil İbrahim oğulları gelip yerleşmişler. Toprak dağılımının yapılmasından sonra köy arazisinin 1754 yılına ait vesikalarla arazi dağılımı resmileştirilmiş ve tapuları verilmiştir. Gelen kabilelerin çoğunluğu nedeniyle arazi 400 km kareye ulaşmaktadır. Bu kabilelerin hala bir kısmı köyümüzde yaşamaktadır.
Coğrafı Yapısı

Köy bir dağ eteğinin güney tarafına kurulmuştur. Doğusunda bir vadi bulunmaktadır. Buradan gelen dere suları arazinin büyük bir bölümünü sulamaktadır. Sonradan dere sularından faydalanmak için köyün 500 m doğusunda DSİ bölge müdürlüğü tarafından sulama barajı yapılmıştır.
İlçe merkezine 7 km uzaklıkta olan köyün doğusunda Harun köyü, kuzeyinde Polatpaşa köyü, batısında elmalı ve çatalyol köyü bulunmaktadır. Güneyinde Döllük ve Merkez hüyük köyü bulunur. Köyün 2 km batısında Kayseri-Sivas ana asfalt yol ve demir yol geçmektedir. Köyün ilçeye olan ulaşımı düzenli çalışan 2 minibüs çalışmaktadır.
Köyde yetişen ürünlerin ilçemiz Şarkışla da pazarlanır. Köyde ekimi yapılan ürünler, Buğday, arpa, yulaf, çavdar, yonca, pancar ve bunun yanı sıra hayvancılıkta büyük ölçüde bilinçli olarak yapılmaktadır.
Geçim Kaynakları
Köyde temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık. İlçeye yakınlığı sebebiyle köyde bakkal bulunmamaktadır. Köyde ikamet edip ilçede ticaretle uğraşanlar vardır.Tarımın tamamı makinelerle yapılmaktadır. Gün geçtikçe modern tarım aletleri de kullanılmaktadır. Hayvancılık modern usullerle yapılmaktadır. Hayvancılık alanında, yerli ırkın iyileştirilmesi çalışmaları ilçe veterinerleri yapılmaktadır. Koordineli çalışmalar sonucu gün geçtikçe daha iyi sonuç alınması sağlanılmıştır. 1991 yılında yapılan çalışmalar sonucu kurulan(Maksutlu köyü süt mandırası) köyümüz halkından olup ben deniz Mustafa yıldırım başkanlığında yapılmıştır. Beraberinde süt inekçiliği projesi 1996 yılına geldiğimizde şu günlerde faal çalışmaktadır.
Köyün Konut Yol Su Elektrik Durumu
Köyde yok denecek kadar kerpiç bina vardır. Yüzde 98’i betonarme, çatılı, güneş enerjili modern villa tipi yapılarla doludur. Köy ilçe merkezine asfalt yolla bağlıdır. Elektrik 1968 yılında bağlanmıştır. Su şebekesi 1987 yılında tamamlanarak evlere su bağlanmıştır. Köyde kurulan DSİ sulama barajının hayvancılık ve tarıma olumlu yönde etkisi vardır.
Köyde Eğitim-Öğretim ve İşbirliği
Köyde elimdeki kaynaklara göre 1934 yılından beri okul vardır. Ancak 1946 yılında kurulan okul binası 1980 yılında yeniden yapılanarak öğretime açılmıştır. Daha sonra 2002 yılında tekrar restore, onarım görmüştür. Okuma yazma oranı oldukça yüksektir. Kız erkek ayrımı yapılmadan çocukların tamamı okula gönderilmektedir. Öğrencilerin okula devamı sağlanmıştır. Köyün ortak mallarının iyileştirilmesi çalışmaları işbirliği ile yapılmaktadır. 1995 yılında mezarlık ve camii okulun çevresi de düzenlenmiştir. Okulun ihtiyacı olan suyun getirilmesinden sonra ağaçlandırma çalışmaları başlanmıştır.
Bitki Örtüsü
Köy genellikle bozkırla kaplıdır. Meyvecilik ve sebzecilik herkesin kendi ev bahçelerinde evin ihtiyacını karşılayacak şekilde yapılmakta olup selvi türü ağaç oldukça yaygın bir şekilde yetiştirilmektedir.
Camimiz
Maksutlu da 1968 yılına kadar eski bir camiimiz vardı. Bugün ki bulunduğu yerde yanı basında koyumuzun tek okulu bulunan babalarımızın ve dedelerimizin okuduğu ilkokul. Bu okulda önceleri 3. sınıfa kadar okutulup mezuniyet belgesi verilirdi. Bu oklun adına da milletler mektebi denilirdi. Hemen eski camimizin bitişiğinde idi. Daha sonraları 5 sınıflı oldu. Eski camimiz 1967 yılında yıkılarak muhtar GAZİ TAMER başkanlığında koyumuzun ileri gelen büyüklerinden basta koyumuzun imamı İSMAİL HAKKI AKKUŞ hoca efendi, HASAN ALBAYRAK, HACI MEHMET ÇAKMAK, TEVFİK DERMAN, YUSUF SOYBAS, HACI YUSUF YILDIRIM, SAKİR YAZMAN, LATİF YILDIZ gibi daha nicelerinin girişimi ile bu günkü beton arma camimiz aynı yıl 1968 yılında ibadete açıldı. Dualar edildi, GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATURK’ e rahmetler kahraman silahlı kuvvetlerimize karada, havada, denizde muzaffer eyle diyerek milli bir şuur ortaya koydular. Camimizin tas isçiliği ve iş mimarında teminat güzelliği ile mihrabı yapılmıştır. Camimizin tas işçiliği kayseri belgesinden gelmiştir. Camimizin bir şahadet parmağı gibi ALLAH a uzanan ince zarif minaresi 1970 yılında yapımına başlandı, aynı yıl bitti.                                                                                                                        
Okulumuz
Cumhuriyet döneminden bugüne kadar devam etmektedir. Köyümüzde ilk okuma faaliyeti 1930 yıllarda başlamıştır. O zamanlar gaz lambalarının ve çıraların ışığında okuyan insanlarımız vardı. O yıllarda okuyan kardeşlerimizden hâkim, subay, öğretmen yetişmiştir. Hatta cevre köylerden bu okulumuzda okuyup birçok talebe maarif vekilliğinden şahadetname yani diploma almışlardır. Köyümüzün yetiştirdiği eğitimcilerden; AHMET TAMET, ALİ SOYUGÜZEL, FATİH TAMER öğretmenlik yapmışlar. Yeni okulumuz ise 1945 yılında yapımına başlanmış, köyümüzün muhtarı hacı Mehmet çakmağın başkanlığında yapımına başlanan okulumuz 1946 yılında tamamlanmıştır. Okulumuzun kerestesini ak dağ dan 50 kağnı ile getirilmiş. Elimdeki arşiv de tutanak ta okulda en çok maddi destek sağlayan Mehmet kop dağdır. Bugün ki Erdun yazmanın dedesidir. Tak avut emekli gazi. Koy halkının desteğiyle yapılmış. Allah hayırlarını kabul etsin. Ruhları şad olsun. Su an da koyumuzun okuryazar durumu %100dur. Genelde lise mezunudur.

Sosyal Yapısı

Köyün ilçeye yakınlığı her an Sivas-Kayseri’ye gidip gelme imkânı sosyal yapıyı yükseltmiştir. Eski köy giysilerinin tamamı kalkmıştır. Örf, adet, gelenek, günün şartlarına göre çok değişmiştir.Önemli ölçüde adetlerin başında düğün gelir. Her zaman olduğu gibi görücüye gitmeyle başlar. Yemekler yenir sohbetler edilir, kız isteme faslı en sona bırakılır. Erkek ve kız tarafı birbirlerini araştırıp sorduktan sonra, kız ve oğlan birbirlerini görüp beğendiklerini belirttiklerinde iş tatlıya bağlanır. Akrabalık bağları, gelin kızı görme bayram zamanları ve diğer zamanları da devam edilerek güçlendirilir.Belli bir müddet sonra aile büyüklerinden birkaç kişiyle düğün günü kararlaştırılmaya gidilir. Daha sonra düğün hazırlıkları başlar. Kızın hazırladığı çeyizler asılarak 4 günlük düğün süresi başlatılır.
Genellikle Perşembe sabahı düğün evine bayrak dikilir ve düğün başlatılmış olur. Davul zurnayla yapılan düğünler oldukça neşeli bir ortamda geçer. Gelin alınmadan bir gün önce kına gecesi yapılır. Öğleye doğru erkek evinin kadınları toplanarak davul zurna eşliğinde kız evine gidilir, kına yakılır. Kadınlar arasında gelin övme merasimi yapılır.Herkes bu oyun kurallarına son derece bağlıdır. Gelini, kız ve erkek evinden ikişer kişi çıkararak arabaya bindirirler. Gelin oğlan evine geldiğinde damat gelinin başından çerez, üzüm, parayla karışık döker. Köy nüfusunun yaklaşık 600 kadarı yurt dışında bulunmaktadır. 1990 yılında köye telefon gelmiştir. 1993 yılında ilçeyle olan yol asfaltlanmıştır. Köyümüze kurulan mandıra binası 1993 yılında tamamlanıp faaliyete geçmiştir.
Köyün Nüfusu
1990 yılında yapılan nüfus sayımına göre köyün nüfusu 493 olarak belirlenmiştir. Bu nüfusun 2/3 kadar kısmı Avrupa ülkelerinde işçi olarak çalışmaktadır.
Geleneklerimiz
Anadolu konukseverliği gereği Maksutlu’da ev sahibi misafiri karşılar, geleneklere uyarak oturma odasına geçmeden önce kapıda ayakkabılar çıkarılır. Evlerde tertemiz toprak zeminin üzerleri kilimlerle kaplı iki pencereli odalarda duvarların önüne üzerinde yastıklar olan alçak bir divan yerleştirilirdi. Bir köşede özenle katlanmış ince yün şilteler üzerinde yorgan ve yastıklar dururdu.Gelen misafirlere önce divan gösteriliyor, buyurun deniliyordu. Kimisi bağdaş kurarak etrafa dizilirdi, herkes yerini aldığında misafirlere tek tek sorulurdu, nasılsınız iyimisiniz diye. Onlar da nasılsınız sorusu yöneltilirdi. Daha sonra komşular “hoş geldiniz” demek isteyen komşuların akını sürer, erkek kadın ve çocuklar yarım daire düzeyinde otururlar alçak sesli konuşmalar başlar. Küçük fincanlarda bir kısmı komşulardan alel acele ödünç alınmış Türk kahvesi ikram edilirdi. Bu sıralarda kadınlarda bir kaçıda mutfakta iş yapıyor, açık bir ocağın tepesinde üzeri is tutmuş bakır bir çaydanlık olurdu. Odun kokusuyla birlikte burunlarımıza yemek kokusu da gelirdi. Daha sonra masa niyetine yuvarlak bakır bir tepsi getirilir yere konur, hep birlikte etrafına oturulur. Tepsinin üzerinde kaşıklar o güzelim köy tandır çörekleri ve bazlamalar, ağızları kapaklı kirpikli sahanların içinde çeşitli yemekler ikram edilirdi. Yemekler yendikten sonra leğen, ibrik, yahutta maşrapa sabun ve havlu(peşkir) getirilirdi. Evin erkeği misafirlerin ellerine su dökerek eller yıkanırdı. Benim zamanımda 1950 yıllarında rengârenk çiçekli desenli ya da çizgili pamuk gömlekler ve pantolonun düşmemesi için bele sarılan parlak kuşaklardan başka geleneksel bir renk yoktu.
O dönemlerde ilçemizde, gerekte Maksutlu’da insanların başında fes değil, siperlikli şapkalar takılıyordu. Namaz kılarken de secde etmek için şapkanın siperliği ters çevriliyordu. Babamın anlattığına göre eskiden kadınlar peçe takıyorlarmış, ben buna hiç rastlamadım, zaten peçe Atatürk’ün inkılâbından beri takılmıyor. Gerek ilçemizde ve Maksutlu’da kadınlar erkeklerle eşit haklara sahip, ancak ben Kurtuluş savaşında verdiği hizmetlerden ötürü MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN desteklediği köylü bir kadın milletvekilini de anımsıyorum. Köyümüzde önceleri bağ, bahçe falan yoktu, yalnızca barajın üzerindeki derelerde çoğunluğun kavaklarla, söğüt ağaçlarının oluşturduğu koyu yeşil ağaçlar bulunurdu. Köyümüzün yüzüne baktığımızda hep kerpiç evler, onlarda birbirine yamalanmış biçimdeydi.

Üye Paneli
Kullanıcı Adı : Şifreniz :

Yeni Üyelik | Şifremi Unuttum
Son Üyeler
Kemal Bilgin
29.01.2012
94.255.236.41
Harun Soykök
08.12.2011
Vefat Edenler
Untitled Document
Mevlüde Çoşkun
17.02.2010